Başıma birşey gelmeyecekse söylemeliyim ki en sevdiğim! Ne gelecekse gelsin, Lilly Bollinger ne güzel demiş:
“Şampanyayı sadece mutlu veya üzgün olduğumda içerim. Yalnız olduğum zamanlarda da içerim. Yanımda birileri varsa mutlaka içerim. Aç değilsem şampanya içerim. Açsam da içerim. Bunların dışında şampanyaya dokunmam. Elbette susamamışsam!”
Biliyorum aklınızdan geçeni, ‘kız içkisi’ diyeceksiniz. Ne kadar yanıldığınızı biraz sonra anlatırım, ama daha da ileri gitmek isterim ki şarap bulamıyorsanız köpüklü şarap için.
Bunca vergi nedeniyle, pa-ha-lı. Vergi olmasa da pahalı aslında. Neden diye bir bakalım.
Şampanya (champagne) denen köpüklü şarap, doğal köpüklü bir şarap. Mucidi kendisi bile isteye bulmasa da Dom Pérignon olduğu rivayet olunuyor. ‘Yıldızları tadıyorum’ diye çıkmış ortaya (gönlümüzü böylece çalmış). Çok doğru bir rivayet olmadığı da biliniyor ancak doğal köpüren şarabın geleneksel metodunun (méthode champenoise) temelini attığını söylemek çok yanlış olmayacaktır. Muhtemelen şişedeki fermantasyonun önüne geçmeye çalışıyordu. Şişeler patlayıp duruyormuş. Karbondioksit açığa çıktığı için, maya şeker karbondioksit ilişkisi bilinmediği için. Pasteur gelene kadar da devam etmiş. Burası başka yazı konusu. Özün özeti şu, iki kere fermentasyon yapılıyor. İkinci fermentasyon şişelerde yapılıyor. Neyse tank metodu çıktı da köpüklüler biraz daha içilebilir fiyatlara indi. Yoksa ikinci fermantasyonu 15 ay şişede beklet, her bir şişeyi çevir, ağzında biriken tortuyu ayır, çıkar, buna maliyet mi dayanır.
Ama tarihte işte maliyet dememişler, yüksek fiyat dememişler, eğlence denince bu şampanya gelmiş hep akıllara. Ayakkabıdan içmeler mi dersiniz, jartiyerden servis edilmeler mi dersiniz neler neler. Sanki yemekle içilse ziyan olacakmış gibi, ya aperatif olmuş ya da pahalı yemeklerle servis edilmiş.
Oysa ne var bu köpüklülerde?
Yüksek miktarda asit ve dengeyi sağlayacak yeterlilikte biraz tatlılık. Yemekle içilecek pek çok şaraptan daha iyi bir eşlikçi.Hem canlı hem ferahlatıcı. Bana kalırsa köpüklü bir bira ile ne yenirse köpüklü şaraplarla da gidiyor. Ancak yıllanmış ya da özel, geleneksel metotla üretilmiş bir kçpüklü şaraptan bahsediyorsak ben de pahalı bir yiyecekle yemek isterim doğrusu. (Başıma bir şey gelmeyecek diye anlaşmıştık)
Gelelim kız içkisi efsanesine. Külliyen efsane. Asker içkisidir Champagne. Bölge Fransa’nın Champagne bölgesidir. Burası ülkenin kuzeyinde yer alır ve MS 451 yılında Attila’nın hiç yenilmemiş ordusunun karşısında Roma ordusunun kurduğu kamp alanıdır. Campania ismi, Champagne ovası, bu içeceğinin üzümünün doğduğu ovadır. Attila işte burda ilk kez yenilir. Şampanyanın tarihinin savaşlarla iç içe olması bununla da bitmez. Kahramanımız Napolyon, Rusya ve Prusya ordusu ile burada mücadele kaybeder ve meşhur sözünü burada eder:
“Eğer bir savaş kazandıysan şampanyayı hak etmişsindir. Ama eğer bir savaşı kaybettiysen şampanyaya ihtiyacın vardır.”
Savaş ve Champagne ovasının çilesi bununla da bitmez. Alman ordusu 5 Eylül 1914 günü Marne’a saldırır. Fransızlar üç yıl boyunca burayı savunurlar. Champagne Ovası yeniden tarihin en büyük mezarlıklarından birisidir. İkinci Dünya Savaşında da makus talih değişmez, Nazi Almanyası’nın dış işleri bakanı uzun süre şampanya ticareti yapmış bir tüccar olduğundan, hem üreticileri hem de üretim miktarlarını çok iyi bildiğinden bu kez
Işgalden sonra bütün şampanyalara da ‘ordu mühimmatı’ olarak el koyarlar.
Paris’in kuzeyinde bulunan, aslında şaraplık üzüm yetiştirilmesi için çok soğuk olan bu bölgede günümüzde ortalama 300 milyon litre şampanya üretiliyor.
Her ne kadar tüm köpüren şaraplara şampanya demek gibi ağız alışkanlığı varsa da aslında şampanya adını Fransa’nın Champagne bölgesinden almaktadır. İtalya’da Prosecco var, İspanya’da Cava var bizde ve Amerika’da geleneksel yöntem yerine tanka karbondioksit basılmasıyla yapılan tüm köpüklü şaraplar olarak şampanya var efendim. Evet Amerikalılar bu coğrafi işaret kuralına uymuyorlar.
Lüksün, statünün göstergesi diye bizde erkeklerin pek itibar etmediği bu şarap, her zaman bir şaraptan daha fazlası bence. Hayattan zevk almanın, arada derede kafayı değil ama neşeyi bulmanın, küçük mutlulukların içeceği. Ritüellere yaraşır, gemiler onunla suya iner, partilerde, kılıçla açılışlarda, araba yarışlarındaki köpürtmelerde gösterişi sever. Ben de severim.
İçmesini de hakkında konuşmasını da severim. Başıma birşey gelmeyecek, öyle konuştuk.
********************
If nothing terrible will happen to me for saying this, then I must admit: this is my absolute favorite. Whatever may come, let it come — Lilly Bollinger said it so beautifully:
“I drink Champagne when I am happy and when I am sad. I drink Champagne when I am alone. When I have company, I consider it obligatory. I drink Champagne when I am not hungry, and I drink it when I am. Otherwise I never touch it — unless I am thirsty!”
I know exactly what is crossing your mind: “a drink for women,” you will say. I will explain shortly how mistaken that idea is — and I will even go further: if you cannot find wine, drink sparkling wine.
Because of heavy taxation, it is ex-pen-sive. Even without taxes, in fact, it is still expensive. Let us take a look at why.
Champagne — that sparkling wine bearing its famous name — is a naturally sparkling wine. Although its inventor did not deliberately set out to create it, legend has it that Dom Pérignon played a decisive role. He is said to have exclaimed, “I am tasting the stars.” Whether or not the quote is historically accurate is debated, yet it would not be wrong to say that he laid the foundations of the traditional method — the méthode champenoise.
Most likely, he was actually trying to prevent fermentation in the bottle. Bottles kept exploding, after all. Carbon dioxide was being released, but the relationship between yeast, sugar, and carbon dioxide was not yet understood. This continued until Pasteur’s discoveries — but that is another story.
In essence, Champagne undergoes two fermentations. The second fermentation takes place inside the bottle. Fortunately, the tank method emerged later, allowing sparkling wines to become more accessible in price. Otherwise, imagine aging the wine in bottle for at least 15 months, riddling each bottle by hand, collecting the sediment at the neck, disgorging it — how could any cost structure survive that?
Yet throughout history, no one complained about the cost. When it came to celebration, Champagne always came to mind. Drinking it from shoes, serving it from garters — all kinds of extravagance. As if pairing it with food would somehow diminish its value; it was either an aperitif or reserved for lavish meals.
So, what is it about sparkling wines?
High acidity, balanced by just enough sweetness to bring harmony. In fact, they are often better companions to food than many still wines. They are lively, refreshing. In my view, whatever pairs well with a crisp beer will also work beautifully with sparkling wine. That said, when we are talking about an aged or special sparkling wine produced by the traditional method, then yes — I too prefer to enjoy it alongside an equally fine meal. (We agreed nothing bad would happen to me, remember?)
Now, let us address the “drink for women” myth. Complete nonsense. Champagne is a soldier’s drink.
The Champagne region of France lies in the north of the country. In AD 451, it was here that the Roman army established its camp to face the previously undefeated forces of Attila the Hun — and here, for the first time, Attila was defeated. The name Campania, the Champagne plain, is the land where the grapes of this wine were born.
The intertwining of Champagne and warfare does not end there. Our next hero, Napoleon, lost battles here against Russian and Prussian armies, and it was here that he uttered his famous words:
“If you have won a battle, you deserve Champagne. If you have lost one, you need it.”
The suffering of the Champagne plain continued. On September 5, 1914, the German army attacked the Marne. The French defended the region for three years. Once again, Champagne became one of history’s largest graveyards.
During World War II, misfortune persisted. The Nazi foreign minister, himself a longtime Champagne merchant, knew the producers and production volumes very well. After the occupation, all Champagne was seized and classified as “military supplies.”
Today, despite being a region that is technically too cold for classic viticulture, approximately 300 million liters of Champagne are produced annually north of Paris.
Although there is a widespread habit of calling all sparkling wines “Champagne,” the name is in fact reserved for wines produced in France’s Champagne region. Italy has Prosecco, Spain has Cava, while in Turkey and in the United States the term Champagne is often (and incorrectly) used for sparkling wines produced by injecting carbon dioxide into tanks rather than through traditional secondary fermentation. Yes — Americans tend not to respect geographical indication rules.
Dismissed by many men in our country as a symbol of luxury and status, Champagne is, to me, always more than just a wine. It is the drink of enjoying life — not of losing one’s head, but of finding joy; the drink of small, meaningful pleasures. It suits rituals: ships are launched with it, parties are crowned by it, sabers are drawn to open it, car races celebrate with it. It loves spectacle — and so do I.
I love drinking it, and I love talking about it. Nothing bad will happen to me — that was the deal.